Ah Kadınlar…

Hayat tecrübem cok fazla olmasa da, cevremdeki arkadaslarimin ve dostlarimin kayda deger bir kisminin kadin olmasindan ötürü haklarinda fikirlerim olusmus durumda.

Bugüne dek bir cok insan, kadinlari anlamanin zor oldugundan bahseder durur hep. Bunlara erkeklerin özel bir ilgisi var. Ben de dahil, bu fikre sahip olarak dünyaya geliyoruz erkek milleti olarak. Peki, gercekleri ne kadar yansitiyor? Neredeyse tamamina yakin kismini. Söyle ki, kadinlari anlamak gercekten zor. Ama kimin tarafindan zor? Bizim tarafimizdan zor. Yani aslinda onlar birbirlerini cok iyi anliyorlar. Nedeni de su, kafalari cok baska calisiyor bize nazaran. Bu yüzden de bizim tarafimizdan bakildiginda anlamak zorlasiyor kadinlari.

Biraz acayim. Erkek beyni kadin beynine göre fazla basit düsünüyor. Bir sey vardir ya da yoktur, mantiklidir ya da degildir, vb. Bu konuda da cok farkli mizahi temelli ama gercekleri de güzel yansitan karikatürler var[1,2] . Ayrica, erkeklerin kadinlara nazaran daha iyi araba, bilgisayar, matkap, televizyon, vb. gibi aletleri kullanabilmesi, yine bu düsünme ve algilama farkindan dolayi. Teknik konularda, daha yatkin bir cinsiyet erkekler.

Bu mevzuyu daha fazla uzatmayip, asil anlatmak istediklerime gecmek istiyorum. Bir kadin, özellikle de günümüzde, yaninda bir erkek olmadan hayatini  sürdürebilse de, bunun tersi gecerli degildir. Kim derse ki, bir erkek, tek basina da bir kadinla yasadigi gibi yasayabilir, olmaz o is.

Hepimiz kadinlara ihtiyac duyariz. Hangi sifatla olursa olsun. Cünkü, onlar olmadan hayatimizdaki estetik olgusu eksik kalir. Diyorlar ya hani bize, odunsunuz diye, haklilar. Hepimiz(istisnasiz) sosyal ve estetik konularinda ahsabiz aslinda. Ve agac olarak cikiyoruz yola. Hayatimiza giren kadinlar bizi yontuyorlar, adam ediyorlar. Bize dünyaya güzel bakmayi ögretiyorlar. Estetik olgusu ve benzeri bir cok olgu kazandiriyorlar. Büyük oranda basarili oluyorlar ve bizlerden düzgün ahsaplar oluyor. Hayatlarimizdan cikmaya basladiklarinda da, hayatin nemli ve tozlu zamanlarindan ötürü, cürüyoruz. Cürüdükce isler sarpa sarmaya basliyor ve bir yerden sonra gercekten cekilmez oluyor bazi seyler. Rahatsiz olursak da, beynimizin kadin tarafi isin icine giriyor, biraz olsun toparliyor bizi. Bu hayatimiz boyunca da böyle gidiyor.

Kendimden biliyorum…

Biterken “Elliot Goldenthal – Portrait of Lupe” caliyordu.

Zamanın ötesinden gelen edit: Kanat Atkaya’nın 09.11.2010 tarihli yazısında şu ifadeye rastladım: “Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatın dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman dünya daha iyi bir yer olmak üzere değişmeye başlayacaktır”. Sonra da bu yazıyı düzenlemem gerektiğini düşündüm. Ayrıca yazının tamamı çok hoş. Tavsiye olunur.

[1] : http://frank.mtsu.edu/~studskl/braingen.jpg

[2] : http://getir.net/eal

Yorum Gönderin

Bir Cevap Yazın